İlk genetik kopyalama gerçekleştirildi. Bir grup İskoç bilim adamı Şubat ayında ergen bir memelinin genetik kopyasını yarattıklarını duyurdular. Bu, genetik alanındaki birçok uzmanın gerçekleştirilmesine olanaksız gözüyle baktıgı bir işlemdi. Dolly adlı koyunun kopyalanmasının başarıyla sonuçlandığının duyurulması beraberinde yeni tartışmaları da getirdi. Devamını Oku »
Archive for Nisan, 2006
Hidrojen bombası temelde nükleer füzyon reaksiyonuna dayanan ve çok yüksek tahrip gücüne sahip nükleer bir silahtır. Füzyon reaksiyonunda küçük kütleli atom çekirdekleri birleşerek daha büyük çekirdekler oluşur ve bu sırada çok büyük miktarda enerji açığa çıkar. Devamını Oku »
Ernest Rutherford, atom modelini geliştirdi. Alfa parçacıklarının ince metal levhalardan geçişini inceleyen Rutherfort, alfa parçacığı artı yüklü olduğundan levhadan geçişi sırasında metal atomlarındaki artı yüklerin itici etkisiyle sapmaya uğrayacağını ama parçacığın kütlesi çok büyük olduğu için sapmanın küçük olacağını düşünüyordu. Yapılan deneylerde alfa parçacıklarının gerçekten de genel olarak küçük sapmalar gösterdiği fakat büyük açılarda sapan parçaların da bulunduğu, hatta bazen bir parçacığın yönünü değiştirip geri döndüğü gözlendi. Devamını Oku »
Televizyon bugün en yaygın elektronik haberleşme şekli olmasına rağmen bir zamanların gözde aleti radyo hala en yaygın yayıncılık aracı olarak yerini korumakta. Radyo olmaksızın, günlük yaşamımızda yer alan birçok hizmet ve konfor mümkün olmayacaktır. Radyo, halkın emniyetinin sağlanmasında, endüstriyel üretimde işletmede, tarımcılıkta, nakliyatçılıkta eğlence dünyasında uzay seyahatlarında deniz aşırı haberleşmelerde kısacası aklınıza gelebilecek birçok noktada kullanılmaktadır. Devamını Oku »
Hasta bir baba ve temizlikçi bir annenin çocuğu olan Chester Carlson, küçüklüğünden beri elinde bir not defteriyle dolaşıyor ve “Bir gün büyük bir icat yapacağım” diyordu. California Teknoloji Enstitüsü’nden mezun olan Carlson, çalıştığı iş yerinde karbon kopyalarla uğraşmaktan bıkmıştı. İcatlar kolay gerçekleşmiyor, uzun yıllar sürecek bir azim ve çaba gerektiriyor. Carlson’ın ilk fotokopi makinesini yaratması da tam 21 yıl sürdü. 1938 yılında ortaya çıkan makine, ilk başta şirketlere cazip gelmedi. İleride Xerox olarak anılacak Haloid adlı şirket, Carlson’ın patentini satın alarak ileri görüşlülüğünü kanıtladı.
İnsanoğlunun gökyüzüne yükselmesi, bundan bir asır önce Amerika’nın Ohio eyaletinde motorlu küçük bir uçak sayesinde gerçekleşti. Olayın kahramanlarıysa eğitimlerini tamamlayamamış, diplomaları olmayan, iki kardeş. Çocukken okudukları bir romanın etkisinde kalarak uçma hayaliyle yanıp tutuşan Wright kardeşler, 1903 tarihinde “Kitty Hawk” adını verdikleri, 16 beygir gücünde bir motor ve iki pervaneli bir uçak içinde, on iki saniye süreyle havada kalmayı başardılar. Wright kardeşler, büyük bir ilerlemenin öncülüğünü yaptılar.
Alman Fizikçi Wilhelm Conrad Roentgen, bir deney yaparken, tüpü siyah kartonla kapattığı halde, florasan bir kağıtta parlama fark etti. Bilinmeyen bu ışına X ışını adını verdi. Tüple florasan arasına elini koyduğunda iskeletinin şekillendiğini fark etti. Deneylerinin ilk şahidi karısı Bertha oldu. Bir gün karısını laboratuvarına davet etti ve X ışınlarıyla sol elinin fotoğrafını çekti. Fizik ve tıp dünyasında devrim yaratan buluşundan dolayı ilk kez Nobel Fizik Ödülü’nü alan bilim adamı oldu. Roentgen’in X ışınlarını keşfettiği Würzbürg Teknik Okulu’ndaki odası, bugün müze olarak korunuyor.
21. yüzyılın vazgeçilmez aletlerinden biri olan televizyonun tarihi, 75 yıl önce, İskoç mucit John Logie Baird’in keşfiyle başladı. Baird, 21. yüzyılda insanları saatlerce karşısında oturtabilen tlevizyonun babasıydı. Keşif merakı çocuk yaşlarda başlayan Baird, 12 yaşında, evine bir elektik sistemi döşemiş ardından yoldayken arkadaşlarıyla konuşmasını mümkün kılacak ilk telefon santralini geliştirdi.İskoçyaya’da Kraliyet Teknik Koleji’nde elektrik dersleri alan Baird, Glasgow üniversitesinde elektrik mühendisliği okudu. Devamını Oku »
1876 yılında Alexander Graham Bell telefonu icat ettiğinde, insan iletişiminde yeni bir çığır açıldı. Bell’in buluşundan önce, bir mesajı en hızlı iletmenin yolu, Mors alfabesiyle telgraf hatlarından ulaştırmaktı. Ancak telgraf kullanımında, insan sesinin teller aracılığıyla aktarılmasına olanak yoktu. Kendi dönemine göre yeni bir yöntem sayılan telgraftan önce, acil mesajların atlı ulaklar, duman işaretleri, güvercinler ve gemiler kullanılarak iletilmesi gerekiyordu. 1870′li yıllarda pek çok insan, telgrafı geliştirmek için çaba harcıyordu. Devamını Oku »
(M.Ö. 325 - M.Ö. 265)
Rönesans sonrası Avrupa’da, Kopernik’le başlayan, Kepler, Galileo ve Newton’la 17. yüzyılda doruğuna ulaşan bilimsel devrim, kökleri Helenistik döneme uzanan bir olaydır. O dönemin seçkin bilginlerinden Aristarkus, güneş-merkezli astronomi düşüncesinde Kopernik’i öncelemişti; Arşimet yaklaşık iki bin yıl sonra gelen Galileo’ya esin kaynağı olmuştu; Öklid çağlar boyu yalnız matematik dünyasının değil, matematikle yakından ilgilenen hemen herkesin gözünde özenilen, yetkin bir örnekti. Devamını Oku »