Dünyaya yeni bebekler gelirken öncelikle istediğiniz, bebeğin sağlıklı olmasıdır. Doğumun rahat ve bebekle beraber annenin de sağlıklı olması hamilelik döneminde yaşam şeklindeki değişikliklerle mümkün olabilmektedir. Bedensel egzersizler doğumdan ölüme kadar her yaş grubunda uygulanabilmektedir. Hamilelik döneminde de bedensel egzersiz yapmanın yararları çoktur, bunlar: Devamını Oku »
Archive for Nisan, 2007
Sağlıklı ve bakımlı saçlara sahip olmak için nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz?
Saçınızı boyadıktan sonra yıkamayın
Saçlar boyandıktan sonra renk kaybının yüzde 50’sini ilk hafta içinde kaybeder. Boyama sırasında saçın dış koruyucu kısmı açılıyor ve boya emiliyor. Eğer bu kısım kapanmadan saçınızı yıkarsanız çok fazla renk kaybı meydana gelecektir. Bu nedenle boyadan sonraki ilk 24 saat saçınızı yıkamayın. Yıkamaya karar verdiğinizde renk koruyuculu şampuanları tercih edin. Devamını Oku »
Organizma, alınan veya verilen kilolara kolayca uyum sağlayıp onu korumaya programlıdır. Böylece siz diyet yapmaya başladığınızda organizmanız eski kilonuzu korumak için kıyasıya bir mücadeleye girer. Birdenbire çok düşük kalorili bir beslenme alışkanlığı edinirseniz, organizma inatla karşı çıkarak bazal metabolizmayı uyarır. Yavaş çalışmaya başlayan metabolizma kilo verme sürecini yavaşlatır. Bu nedenle sağlıklı kilo vermek istiyorsanız, günlük kalori miktarını birdenbire değil, yavaş yavaş azaltın. Devamını Oku »
Diyet yaparken gün içinde vücuda ihtiyacı olan enerjiyi veren kahvaltı ve ikindi öğünlerini atlamamak gerekiyor. Özellikle sabahları güç veren yiyeceklerle güne enerjik bir başlangıç yapın.
“Kahvaltıyı kral gibi, öğle yemeğini prens gibi, akşam yemeğini fakirler gibi ye!” Bu özdeyiş, sağlıklı beslenme açısından son derece önemli bir konuya değiniyor. Günün ilk ve en önemli öğünü olan kahvaltıyı asla atlamamak gerekiyor.
Kahvaltı tıpkı bir makine gibi gün boyu yakıta ihtiyaç duyan vücudun, en önemli enerji kaynağı. Nedense diyet yapanların en sık düştüğü hata, bir an evvel zayıflamak uğruna kahvaltıyı atlamaktır. Oysa dengeli ve hafif bir kahvaltı hem gün boyu gereken enerjiyi sağlar hem de diğer öğünlere kadar tok tutar. Devamını Oku »
• Daha az ve sık yemek yiyin. Günde 5 ila 6 defa atıştırma şeklinde yiyeceğiniz yemekler sindiriminize yardımcı olacaktır. Meyve kokteylleri bir öğün için iyi bir seçenektir.
• Yemek yedikten sonra uzanmayın. Sindirim için kendinize ve vücudunuza 1 saat civarı izin verin. Yemekten sonra kısa yürüyüşler yapmayı deneyin, dinlenmeye ihtiyaç duyarsanız bacaklarınız gergin şekilde oturun ve başınızı yastıkla destekleyin. Devamını Oku »
Kanserli kişiler yemek yeme güçlüğü çekebilirler.
• Bazı kişiler tedavi sırasında iştahsız olurlar.
• Kişinin, kanser olduğunda ya da tedavi sırasında kilo kaybetmesi sıkça rastlanan bir durumdur.
• Kişinin kanser ya da kanser tedavisi nedeniyle midesi bulanabilir.
• Bazı kanser türlerinde kişinin özel bir beslenme yöntemi izlemesi gerekir. Devamını Oku »
Aslında her kanser tedavisi gören hastanın çok ciddi bulantı problemi yok, zira günümüzde hekimlerin önerdikleri bulantı giderici ilaçlar oldukça etkili. Yine de hafif ya da orta şiddetteki bir bulantı diyetinizi mahvedebilir. Çoğu insan tedavi sırasında mideyi bastıran patates püresi, krakerler gibi besinleri tüketir. Aslında önerebileceğimiz daha sağlıklı alternatifler var, bazı ufak sırlar tedavi sırasında yardımcı olabilir. Devamını Oku »
Kanserin nedenleri ne kadar iyi bilinirse, korunma da o kadar olanaklı olabilir. Kanser araştırmacılarının üzerinde durduğu önemli konulardan biri de toplumlarda kansere yakalanma olasılığını artıran “risk faktörleri”dir.
Kanser zaman içinde ve pek çok farklı faktöre bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bazı kanserlerde genetik faktörlerin özellikle rol oynadığı, çoğu kanserde yaşam biçimleri, yeme-içme alışkanlıkları, kimyasal maddelere maruziyet gibi çevresel faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Genellikle bütün bunların farklı düzeylerde etkisi söz konusu olmaktadır. Devamını Oku »
Geceleri gökyüzünde gördüğümüz yıldızların birçoğu bizim güneşimizden de büyüktürler ama o kadar uzaktadırlar ki, ancak birer nokta olarak gözükürler. Gezegenlerin yıldızlardan farkları, güneş sistemimiz içinde bizimle beraber güneşin etrafında dönüyor olmalarıdır. Bu nedenle çok uzak olan yıldızlar gökyüzünde ’sabit’ dururken, gezegenler sürekli yer değiştirirler. Bu gezegenler güneşe yakınlık sırası ile Merkür, Venüs, dünyamız. Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Plüto’dur. Devamını Oku »
Sadece dünya değil, diğer gezegenler de, uyduları da, Güneş de, güneş sistemi de, galaksiler de dönüyorlar. Bütün bu dönüşlerin ne zaman, niçin ve nasıl başladıkları bilinmiyor. Dünyanın dönüş sebebi basitçe, başlangıçta gaz bulutu şeklinde olduğu, bu gaz bulutunun sürekli döndüğü, sonradan katılaşıp dünya oluşunca onu durduracak bir kuvvet olmadığından dönmesine devam ettiği şeklinde izah ediliyor. Devamını Oku »