Cam sözlüklerde soğuk bir ifadeyle ‘amorf bir nesne’ olarak tanımlansa da, elmas kadar parlak, opal kadar ateşli, gökkuşağı kadar renkli, örümcek ağı kadar hafif ve narin ya da 20 ton ağırlığında bir ayna kadar büyük, yumurta kabuğu kadar kırılgan, ya da çelik kadar sert olabilir. Doğrusunu söylemek gerekirse cam ‘alışılmadık’ bir malzemedir. Camsız bir dünyayı düşünmek bilim ve uygarlığın olmadığı bir dünyayı düşünmekle aynıdır. Günümüzde bilim zamanı ölçmek için kum saati, hastalıklara sebep olduğuna inanılan kötü ruhlardan ya da bakışlardan korunmak için nazarlık kullanmaktan çok ileridedir. Cam, bilim yolculuğunun her adımında ona eşlik etmiştir. Devamını Oku »
'Kimya Bilimi' Katagorisi
PERİYODİK TABLO
19. yüzyıl başlarında kimyasal çözümleme yöntemlerinde hızlı gelişmeler elementlerin ve bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özelliklerine ilişkin çok geniş bir bilgi birikimine neden oldu. Bunun sonucunda bilim adamları elementler için çeşitli sınıflandırma sistemleri bulmaya çalıştılar. Rus kimyacı Dimitriy İvanoviç Mendeleyev 1860′larda elementlerin özellikleri arasındaki ilişkileri ayrıntılı olarak araştırmaya başladı ; 1869′da, elementlerin artan atom ağırlıklarına göre dizildiklerinde özelliklerinin de periyodik olarak değiştiğini ifade eden periyodik yasayı geliştirdi ve gözlemlediği bağlantıları sergilemek için bir periyodik tablo hazırladı. Alman kimyacı Lothar Meyer de, Mendeleyev’den bağımsız olarak hemen hemen aynı zamanda benzer bir sınıflandırma yöntemi geliştirdi. Devamını Oku »
PERİYODİK CETVEL
Periyodik Özellikler
I .Aynı Grupta Aşağı doğru:
Atom numararsı artar.
Çekirdek yükü artar.
Temel eerji düzeyi artar. Devamını Oku »
Periyodik sistem,elementleri gösteren ve özellikleri ile ilgili bilgi veren bir cetveldir. İlk defa Dimitri Mendelyef periyodik sistemi atom ağırlıklarına göre düzenlemiştir. Bugün modern periyodik sistemde elementler atom numaralarına göre düzenlenmiştir.Elementlerin özellikleri artan atom numaralarına bağlı olarak değişir,bu değişme ise periyodiktir. Devamını Oku »
Arı halde gümüşsü beyaz renkli bir metal olan demir (Fe), dünyada ki metaller içinde en bol bulunanların ikincisi, elementler arasında ise dördüncüsüdür. Yeryüzünün çekirdeği, büyük miktarda metal demirden yapılmıştır. Ancak, yeryüzü kabuğunda demir, öteki maddelerle tepkimeye girmiş durumdadır. Arı durumda çok seyrek bulunur: Yalnızca bazı göktaşlarında ve bazaltlı kayalarda.
Tüm bitkilerin, hayvanların ve insanların, yaşamak için demire ihtiyaçları vardır. İnsanlarda en büyük demir yüzdesi, kırmızı kan hücrelerinde bulunur. Hemoglobinin temel bölümlerinden birini oluşturur. Kasalarda ve dokularda, küçük miktarlar halinde bulunur. Devamını Oku »
Tabiatta ya deniz suyundan çözülmüş (deniz tuzu) yada toprak içinde billurlarmış olarak (kaya tuzu) klorür halinde, bazen nitrat halinde (şili güherçilesi) veya deniz bitkilerinde organik asitlerle birleşmiş halde çok yaygın olarak bulunan alkali maden.
Meterol. Sodyum bulutu, çok yükseklerdeki rüzgarları, belli bir yükseltide bir füze tarafından yayılan sodyum kütlesinden yararlanılarak ölçme metodu; yayılan sodyum kütlesi flüorışıl hale gelir; bunların yer tarafından izlenen evrimi, atmosferi yer tarafından izlenen evrimi, atmosferin en yüksek bölgelerindeki rüzgarların veya iyonosfer rüzgarlarının evrimini incelenmesini sağlar. (Bu usulle ancak alaca karanlıkta ölçüler yapılabilir. İyonosfer rüzgarlarının ölçülmesi için 1964’de ortaya çıkartılan yeni bir usul, ölçümleri “Centaure” füzeleri tarafından püskürtülen trimetil alüminyum yardımıyla, gece yapılmasını sağlamıştır.) Devamını Oku »
Kimyasal Bağ moleküllerde Atom ları bir arada tutan kuvvettir Atomlar daha düşük enerjili duruma erişmek için bir araya gelirler Bir bağın oluşabilmesi için atomlar tek başına bulundukları zamankinden daha kararlı olmalıdırlar Genelleme yapmak gerekirse bağlar oluşurken dışarıya enerji verirler Atomlar bağ yaparken elektron dizilişlerini soy gazlara benzetmeye içalışırlar Bir atomun yapabileceği bağ sayısı sahip olduğu veya az enerji ile sahip olduğu veya az enerji ile sahip olabileceği yarı dolu orbital sayısına eşittir Soy gazların bileşik oluşturamamasının sebebi bütün orbitallerinin dolu olmasıdır Elektron yapıları farklı olan atomlar değişik biçimlerde bir araya gelerek kimyasal bağ oluştururlar . Devamını Oku »
Madde
Madde kütlesi hacmi ve eylemsizliği olan her şeydir.Maddenin aynı zamanda kütlesi hacmi vardır.maddenin üç fiziksel hali vardır:
1)Katı
Maddenin belirli bir şekle ve hacme sahip en düzenli halidir. Örnekemir,Tahta,Buz birer katı örneğidir.
2)Sıvı
Sıvı maddenin belirli bir hacmi vardır,ancak belirli bir şekli yoktur.Sıvıyı oluşturan tanecikler arasında az da olsa boşluk bulunur.Örnek Su.benzin,alkol Devamını Oku »
Bir Demir parçasının önce ikiye, sonra dörde, sonra sekize ve giderek daha küçük parçalara bölündüğünü düşünün. Bu bölünme sonsuza kadar sürermi, yoksa iyice küçülen parçaların daha fazla bölünmeyeceği bir an gelirmi? Bu soruyu yanıtlamak ilk düşünürlerin en çok uğraştıkları konulardan biriydi. İ.Ö yaklaşık 400′de Eski Yunanlı düşünür Demokritos, bütün Maddelerin bölünmeyen küçük parçalardan oluştuğunu öne sürdü ve bu parçaları Yunanca Atom os sözcüğüyle adlandırdı. Bölünmez anlamındaki bu sözcük bugünkü atom terimininde kaynağıdır. Demokritas a göre evrendeki her madde atomlardan ya da daha küçük parçalarına ayrılmayan temel öğelerden oluşmuştur. Devamını Oku »
Periyodik cetvelin birinci grubunda lityum, sodyum, potasyum, rubidyum, sezyum ve fransiyum elementleri bulunur. Bu grup elementlerinin hidroksitleri kuvvetli baz özelliği gösterdiğinden, bazik anlamın gelen alkali metaller adıyla anılırlar.
Alkali metaller, en dış orbitalleri olan küresel s orbitalinde bir değerlik elektronu taşırlar. Elektronsistemlerinin benzerliğinden, alkali metallerin bir çok özellikleri de birbirine benzer. Her biri, aynı periyotta bulunan diğer elementlere göre daha büyük Atom a sahiptirler. Dış orbitaldeki tek elektronu kolaylıkla verip elektron sistemlerini asal gazlara benzeterek +1 değerlikli iyon (katyon) halinde bileşikler oluştururlar. Alkali metal atomlarında elektronlar, çekirdekten uzakta olduklarından koparılmaları kolay, iyonlaşma enerjileri düşük, düşük elektronegativiteli, dolayısıyla en kuvvetli elektropozitif elementlerdir. Işıklandırıldıklarında elektron yayabilirler. Devamını Oku »