Birçok efsaneye konuk olan siyamlar, kedi türleri arasında en eski türlerden biridir. Tayland’ın geleneksel kedisi olarak kabul edilen bu kedilerin yüzyıllar boyunca Bangkok’ta Siyam Kralı tarafından sarayda saklandığı ve Budist tapınaklarını korudukları efsane olur. Her iki durumda da siyamlar kutsal olarak kabul edilmişler ve sadece rahipler ve soylular tarafından beslenmişlerdir. Bu gizem dolu kedilerin dünyaya yayılması, 1800’lü yıllarda kralın bir ingiliz büyükelçisine siyam hediye etmesi ve büyükelçinin evine dönerken bu kedileri yanında götürmesiyle başladı. Kısa zamanda İngiltere’de yapılan hemen her kedi yarışmasında boy göstermeye başladılar. Siyam kedileri amerikan kedi dünyasına ise 20. yüzyılın başlarına doğru patilerini attılar. Devamını Oku »
'Hayvanlar Alemi' Katagorisi
Göçmen kuşların uçuşa başlamadan önce yolculuklarını tamamlamalarını sağlayacak kadar enerjiyi vücutlarında depolamaları şarttır. Örneğin, altın yağmur kuşu kışı geçirmek için her yıl Alaska’dan Hawaii’ye göç eder. Rotası üzerinde hiç ada bulunmaz. Dolayısıyla kuşun bu uzun yolculuğu sırasında hiçbir dinlenme imkanı yoktur. Varış noktası ise başlangıç noktasından 4000 km uzaktadır. Bu mesafe kuşun aralıksız olarak yaklaşık 250 bin kanat çırpışını gerektirir. Yolculuğun tümü 88 saatten fazla sürer. Devamını Oku »
Doğada, tüm canlıların sahip oldukları fiziksel özellikler, yaşadıkları ortamla son derece uyumludur. Bunun bir örneği de çöl tavuklarıdır. Çöl tavuklarının belli bir yerleşim yerleri yoktur. Yumurtlama zamanı yaklaştığında kumun sığ bir yerine çoğunlukla 3 yumurta bırakırlar. Yavrular yumurtadan çıkar çıkmaz, .yuvadan ayrılırlar ve kendileri için yiyecek olarak tohum toplamaya başlarlar. Yiyeceklerini kendi başlarına bulabilirler ancak uçamadıkları için su ihtiyaçlarını gideremezler. Dolayısıyla su onlara getirilmelidir ve bu görevi erkek üstlenir. Devamını Oku »
1967 yılında ABD casus uyduları Hazar Denizi üzerinde hareket eden dev bir cisim belirledi. Yetkililer derhal bu durumdan haberdar edildi. Bir grup araştırmacı Washington’ın dışında Savunma ve İstihbarat Ajansı DIA’nın “Yeşil Oda” olarak adlandırılan bölümünde bu durumu konuşmak amacıyla bir araya geldi. Cisim uçağa benziyordu ama bilinen en büyük yolcu uçağından iriydi. Devasa bir yapıya sahipti ama kanatları oldukça küçüktü. Uçması imkansız görünen bu şey odadaki yetkilileri oldukça şaşırtmıştı. Bir ordu albayı, ‘bu bir canavar’ dedi. Bir diğeri ise ‘evet’ diye cevap verdi ve ‘Loch Ness Canavarı’ dedi.” Devamını Oku »
Uçan canlılar arasında kelebekler daha çok kanatlarındaki güzel desenlerle ilgi çekicidirler.
Yapılan son bir araştırma, harika desenlere sahip kelebeklerdeki üstün aerodinamik yeteneği ortaya çıkardı. Oxford Üniversitesi’nden Dr. Adrian LR Thomas, Tam 12 yıl boyunca böcek uçuşunun aerodinamiğini inceliyordu.. Uçuş sırasında kanatların havayla nasıl bir etkileşim içinde olduğunu izleyebilmek için özel bir rüzgar tüneli geliştirdi. Devamını Oku »
Küçücük Bir Böcekten Büyük İlhamlar
‘Entomopter’ Mars Üssüne İnerken
Sineklerin günümüz uçaklarından çok daha üstün bir uçuşa sahip oldukları biliniyor. Bir sinek gibi uçabilen minyatür uçaklar mühendislerin rüyalarını süslüyor. Örneğin Uzay ve havacılık endüstrisinin rüyası olan Mars’a yolculuk projelerinde gezegene iniş yapabilecek etkin bir manevra kabiliyetine sahip robotlara önemli görevler düşüyor. Sunduğu hava akrobasisiyle kelebekler, bu tür robotlara ilham kaynağı olmada ön plana çıkıyorlar. Nasa ve Georgia Tech kuruluşlarından bilim adamları, Mars yüzeyine inebilen ve yüzeyde ilerleyebilen verilen robotlar tasarlıyorlar. Böceklerden ilham alan bu robotlara entomopter adını veriyorlar. Devamını Oku »
Dünyanın en iyi inşaat mühendislerinden biriydi. Kendisinden yeni bir proje hazırlanması isteniyordu. Ancak hiç bir projede, kendisini bu kadar “aciz” hissetmemişti. Yüksekliği 960 m.’yi bulan 320 katlı dev bir binanın projesiydi bu. Binada aynı anda bir milyon kişinin yaşayabileceği bir ortam isteniyordu. Bunun için, binanın içinde tarım yapılabilecek mekanlara bile yer verilmesi isteniyordu. Dahası klima ve havalandırma sistemi için 1 wattsaat’lik bile olsa kesinlike elektrik enerjisi kullanmamalıydı. Son şart ise en inanılmazıydı: İnşatta çalışacak işçilerin tamamının “görme özürlü” olması gerekliydi. Devamını Oku »
Su üstünde yaşayan bazı böceklerin işi oldukça zordur: Yumurtalarını suyun üstüne bırakırlarsa yumurtalar kurur, su altına bırakırlarsa yumurtadan çıkan yavrular boğulurlar. Bu durumda erkek böcekler sorumluluğu üzerlerine alırlar ve su üstüne bıraktıkları yumurtaları sürekli nemli tutarak havalandırırlar. Lethocerus cinsi dev su böceklerinin dişisi yumurtalarını suda yüzen bir dal üzerine bırakır. Erkek böcek sık sık suya dalar ve yüzeye çıkınca dala tırmanarak sularını yumurtaların üzerine damlatır; ayrıca saldırgan böcekleri yumurtalardan uzak tutar. Fakat belostoma cinsi dev su böceklerinin (sıklıkla yüzme havuzlarında görülür) dişisi, yumurtalarını bir çeşit tutkalla erkeğin sırtına yapıştırır. Devamını Oku »
Denizaltılarda bulunan dalış tankları suyla dolunca gemi sudan daha ağır hale gelir ve dibe dalar. Eğer tanktaki su, basınçlı hava ile boşaltılırsa, denizaltı tekrar su yüzüne çıkar.
Nautilus adı verilen bir deniz hayvanı da aynı yöntemi kullanır. Nautilus’ün vücudunda 19 cm. çapında salyangoz kabuğu biçiminde spiral bir organ vardır. Bu organda birbiriyle bağlantılı 28 tane “dalış hücresi” bulunur. Peki ama, Nautilus suyu boşaltmak için gerekli basınçlı havayı nereden bulur? Devamını Oku »
Dişi ve erkek Cichlid balıkları yumurtaları ve yavrularıyla yakından ilgilenirler. Balıklardan biri, yumurtaların bulunduğu yerin yukarısında durur ve devamlı olarak kuyruk ve yüzgeçleriyle onları yelpazeler. Dişiyle erkek birkaç dakikada bir nöbet değiştirirler. Yelpazelemenin amacı yumurtaların iyi gelişebilmeleri için daha fazla oksijen sağlamaktır. Bu çalışma ayrıca mantar sporlarının yumurtaların üzerine yerleşerek gelişmelerini de önler. Devamını Oku »