Yapılan bir savaşta ünlü kral Arthur maalesef esir düşer. Karşı tarafın kralı bu büyük şahsı affedebileceğini ancak bir şartı olduğunu öne sürer. Kendisine bir soru soracaktır. Eğer Arthur soruya doğru cevap verebilirse hayatı kurtulacak aksi takdirde ölecektir. Soruya cevap verebilmesi için 1 sene süresi vardır.
Soru aynen şöyledir: KADINLAR NE İSTERLER? Devamını Oku »
'Hikayeler' Katagorisi
Hiç beklentisiz sevdiniz mi?
Yani “Bugün telefon etmedi” demeden, “Şu an nerede acaba?” diye kendi kendinizi yemeden, “Yaş günümü hatırlayacak mı acaba?” diye bir beklenti içine girmeden… Sevdiniz mi hiç? Devamını Oku »
Öperseniz beyefendi değilsinizdir,
Öpmezseniz adam değilsiniz.
İltifat edersiniz yalan der
Etmezseniz bırakır gider.
Her isteğine evet derseniz karaktersiz olursunuz
Karşı çıkarsanız anlayışsız.
Çok yanına giderseniz sıkıldım der
Az giderseniz küser.
İyi giyinirseniz çapkınsın der
Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar.
Kıskanırsınız huyun kötü der
Kıskanmazsınız sevmiyorsun der.
Siz bir dakika geç kalın kıyamet kopar
Kendisi bir saat gecikirse bunda ne var.
Arkadaşınızla buluşursunuz adı ihmal olur
O buluşur “Bizim kızlar” olur.
Siz başka kadına bakacak olsanız gözleriniz oyulur
Başka bir adam ona baktığında adı hayranlık konur.
Konuştuğunuz anda dinlemenizi ister
Dinlediğiniz anda “Neden konuşmuyorsun?” der
Kısacası…
Sade ama çok karışık.
Zayıf gibi ama çok güçlü.
Akıl karıştıran ama hayranlık uyandıran.
İnsanı çıldırtan ama mükemmel!
Bu arada tercümelerin de kadın gibi olduğunu belirtmek isterim…
Çok güzelse nadiren sadıktır.
Çok sadıksa da nadiren güzel.
Havuç, Yumurta, Kahve……. Siz hangisisiniz?
Bir baba ile kızı dertleşiyorlarmış. Kızı hayatında çok sıkıntı yasadığından ve bunlarla nasıl baş edeceğini bilemediğini söylemiş babasına. Hatta sorunlar ardı arkasına devam ediyormuş hayatında. Babası kızını dinlemiş, dinlemiş ve “gel,sana bir şey göstereceğim!” diye kızını mutfağa götürmüş. Devamını Oku »
Günlerden bir gün Kırlangıcın biri bir adama aşık olmuş. Ve adamın penceresinin önüne konup adama söyle demiş:
- Ben seni çok seviyorum lütfen pencereyi açıp beni içeri alda birlikte yasayalım.
Adam: Olmaz alamam… Sen bir kussun hiç bir kus adama aşık olurumu?… demiş. Devamını Oku »
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın…
“Nereden çıktın bu vakitte” dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; “Gözünün dilini” bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı… Devamını Oku »
Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yasadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil. Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar. Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş. Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardim istemeye karar vermiş. Devamını Oku »
Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. işveren müteahhidine, çalıştığı konut yapım isimden ayrılmak ve esi, büyüyen ailesi ile birlikte daha özgür bir yaşam sürmek tasarısından söz etti. Çekle aldığı ücretini elbette özleyecekti. Emekli olmak ihtiyacındaydı, ne var ki. Müteahhit iyi isçisinin ayrılmasına üzüldü. Ve ondan, kendine bir iyilik olarak, son bir ev daha yapmasını rica etti. Devamını Oku »
Haftanın kaç günü kafanıza tokadan başka hiçbir şey takmıyor ve keyfinizce yaşıyorsunuz?
Ama ‘Cumartesi ve Pazar’ diyenler… Bilemedi!
Gerçekten böyle iki gün var! Devamını Oku »
Papatya tarlası… Bir papatya tarlası düşün.. İlkbahar ayı.. Ve sen, onun yanından geçen yolda yürüyorsun… Ve o papatya tarlasında bir papatya dikkatini çeker.. Binlercesinden birisidir ama sen, onun yanına gidersin.. Onda seni çeken bir şeyler vardır.. O papatyayı olduğu yerden koparırsın.. Sadece senin olsun istersin, sadece senin.. Öleceğini düşünmeden. Ve gidersin o tarladan… İçindeki şiddetin durduramadığı bir bencillik ama bir o kadar güzel ve hapsedici. İste bu TUTKU… Devamını Oku »