Atatürk’ün doğayı, ağacı sevmesinin en belirgin örneklerinden birisi de kuşkusuz Atatürk Orman Çiftliği’dir. Atatürk, 1925 yılında kendi aylığından ödeyerek çiftliğin bugünkü yerini satın almıştır. O yıllarda bu topraklar, ortasından demiryolu geçen bataklık ve boş bir araziydi. O toprağa karşı zafer kazanabileceğini de kanıtlayarak çiftliği burada kurdu. Bugün, Ankaralılar için çiftlik bir dinlenme yeri haline gelmiş, Atatürk’ün önderliğinde dikilen ağaçlar büyümüş, gölgesinde insanlar dinlenir olmuştur. Devamını Oku »
'Mustafa Kemal ATATÜRK' Katagorisi
Halifelik konusunda halkın kuşku ve kaygısını gidermek için her yerde gereği kadar konuştum ve açıklamalarda bulundum. Kesin olarak dedim ki: “Ulusumuzun kurduğu yeni devletin yazgısına, işlerine, bağımsızlığına, sanı ne olursa olsun hiç kimseyi karıştırmayız! Ulusun kendisi, kurduğu devleti ve onun bağımsızlığını koruyor ve sonsuza değin koruyacaktır!” Ulusa anlattım ki, bütün Müslümanları içine alan bir devlet kurmak göreviyle yükümlü imiş gibi görülen bir halifenin, görevini yapabilmesi için, Türkiye Devleti ve onun bir avuç insanı halifenin buyruğuna verilemez. Devamını Oku »
Mustafa Kemal Atatürk’ün bilimsel görüş yetisi, kültürel zenginliği ve bildiklerini aktarabilme kabiliyetini oluşturan yani onun entelektüel kişiliğini meydana getiren unsurların başında ; okuma azmi,Türk milletinin ve Türk askerinin kültür yapısından etkilenmişliği, askeri okullarda almış olduğu eğitim ,sanata olan hayranlığı, muharebe sahalarından edindiği tecrübelerin en doğal getirisi olan gerçekçi düşünebilme yetisi, sorumluluk anlayışı ve evrensel görüşleri gelir. Bütün bu özellikleri onun 2000’li yıllarda da bütün dünyada kabul görmesini sağlayacak ve 2000 yılında ABD başkanı bir mesajında aynen şöyle diyecektir ” Bugün milenyumun hiç şüphe yoktur ki tek devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk’tür. Çünkü o yılın değil asrın lideri olabilmeyi başarmış tek liderdir”. Devamını Oku »
Atatürk’ün Kuran-ı Kerim’e duyduğu derin sevgi ve saygısı, İslam dininin en saf şekliyle yaşanmasına olan inancı onun dindar yönünü her dönemde ortaya çıkarmıştır. Her zaman gerçek din ile batıl inançlarla dolu gericiliği net biçimde ayıran Atatürk, birçok konuşmasında, samimi ve içten bir şekilde Allah’tan, İslam’dan, Kuran’dan saygı ve bağlılıkla bahsetmiştir. Hz. Peygamberimizi övmüş ve Türk Milleti’ne, gerçek dine sarılmayı ve daha dindar olmayı tavsiye etmiş. Allah’a yönelmede Hz. Muhammed’i rehber göstermiştir: Devamını Oku »
Atatürk, gerek etkileyici kişiliği, gerekse ahlaki meziyetleri ile tüm dünyanın kalbinde taht kurmuş, eşsiz bir liderdir. Çöküş arifesinde olan, enkaz haline gelmiş bir imparatorluğun, kölelik tehdidi ile karşı karşıya kaldığını sezinlemiş, milletimizi esaretten kurtarmak için büyük bir milli kurtuluş hareketi başlatmıştır.
Cumhuriyet tarihimiz süresince, kritik dönemler atlatan milletimiz, bir çok problemin üstesinden, yalnızca Atatürkçü düşünceye ve milliyetçi-muhafazakar kimliğe sahip çıkmakla gelinebileceğini artık kavramış durumdadır. Türkiye’nin 21. yüzyılda, büyük önderin hedef gösterdiği “muasır medeniyetler” arasında yer alması ve ülkemizin “lider ülke Türkiye” olması için Atatürk’ün açtığı bu yolda emin adımlarla ilerlenmesi gerekmektedir. Devamını Oku »
Daha 1930′larda “istikbal Göklerdedir” diyen . Büyük Atatürk havaciliga gereken büyük önem ve degeri vermesini bilmisti. Havaciligin bir spor dali olarak benimsenmesi ve Türk gençleri arasinda yerlesmesini yürekten arzulayan Atatürk “Türk Kusu” nun kurulusunda oldugu gibi çalismalarinda da verdigi emir ve direktiflerle basrolü oynamisti.
“Türk Kusu” nu sicak bir ilgi ve yürekten bir muhabbetle destekleyen Atatürk manevi kizi olan Sabiha Gökçen ‘i de Türk havaciligina kazandiran kisi olmustu. Sabiha Gökçen yalniz sivil havacilik ve havacilik sporunda degil, askeri havacilik alanindada ulsuslararasi üne ve degere sahip bir havaci olmustu. Devamını Oku »
Kadın hakları ve kadınların erkeklerle eşitliği konusunda geçen asırdan itibaren batı ülkelerinde ve toplumlarında yoğun mücadelelerin verildiği ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’ nin bu mücadelelerin en şiddetlilerini yaşadığı bilinmektedir. Ülkemizde, gerek Osmanlı İmparatorluğu ve gerek Cumhuriyet döneminde kadınlarımızın kendi hakları konusunda, batı ülkelerindekine benzer şekilde mücadele ettiklerini söylemek mümkün değildir. Ama biz kadınlara birçok batı ülkesinden daha evvel bu hak Atatürk tarafından verilmiş ve hatta adeta sunulmuştur. Cumhuriyet Dönemi ve Kadın Hakları teokratik bir devlet yapısının ve kadın haklarının kısıtlı olduğu bir toplum düzeninin olduğu Osmanlı İmparatorluğu’ ndan, kadın-erkek eşitliğinin kabul edildiği modern Türkiye Cumhuriyeti’ ne geçiş, bir çok devrimler ile mümkün olabilmiştir. Devamını Oku »
“M.Ö. 200.000 ile 70.000 yillari arasinda Pasifik’te Mu adinda Avustralya’dan kat kat büyük bir Kita mi vardi? Yüksek bir
medeniyet yarattiktan sonra batmis miydi? Atatürk bu kitayla neden ilgilenmisti?” Türkler’in kökenini ortaya çikarmak Gazi’nin en büyük isteklerinden biriydi. Cumhuriyetin ilk yillarinda Osmanlilar’in son dönemlerinde Türklük Akimlari üzerine yapilan arastirmalari derledi. Atatürk’ün istegiyle birçok bilim adami ve arastirmaci bu alanda arastirmalar yapti. Yabanci bilim adamlari davet edildi. 1930′da Türk Tarih Kurumu kuruldu. Çok zengin malzeme ve bilgilere ulasildi. Yine de Türkler’in nereden geldikleri tam açiklik kazanmadi. Devamını Oku »
Atatürk, yaşamının farklı dönemlerinde farklı konularda kitaplar yazmıştır. Yazdıkları gerek güncelliği, gerekse yol göstericiliği açısından bu gün dahi tartışmasız greçekleri içermektedir. Mustafa Kemal, özellikle II. Meşrutiyet’in (23 Temmuz 1908) ilanından sonra tüm dikkat ve çalışmasını askerlik üzerine yoğunlaştırılmıştır. Mesleğinin ilk yıllarından itibaren askerlikle ilgili birikimlerini aşağıda isimleri belirtilen kitaplarda toparlanmıştır. Devamını Oku »
Atatürk’ün ölümünü takip eden günlerde, o zamanlar yalnız Avrupa’nın değil, dünyanın en ünlü gündelik spor gazetesi olan ve Fransa da yayınlanan “L’Auto”, yayınladığı geniş bir makalede “Atatürk’ün spora verdiği büyük önemi uzun uzun överken şunları da yazmıştı:
”Dünyada ilk defa beden eğitimini mecburi kılan devlet adamı o oldu. Yalnız kâğıt üzerinde ve nutuklarda değil, bunu bilfiil yerine getirdi. Stadyumlar ve çeşitli spor merkezleri tesis ettirdi. Halkevlerinin spor kollarını bizzat mürakabe etti ve milletin mukadderatına hâkim olduğu günden itibaren Türkiye’de spor, gittikçe artan bir önem ve değer kazandı…” Devamını Oku »