Posted under Çocuk Hikaye ve Masalları
Bir varmış bir yokmuş….Anya adında küçük bir kız varmış. Babaannesi ve dedesi ile beraber küçük bir köyde yaşarmış.
Bir gün köyün genç kızları mantar ve çilek toplamaya gitmek istemişler. Anyayı da yanlarına çağırmışlar. Anya:
-Babaannecim, dedecim arkadaşlarımla ormana gitmeme izin verir misiniz?
-Git, ama arkadaşlarından sakın ayrılma.Yoksa kaybolursun .
Kızlar, ormana gidip çilek ve mantar toplamaya başlamışlar. Anya ise gördüğü her çileği toplamaya çalışırken farkına varmadan arkadaşlarından uzaklaşmış. Fark ettiğinde ise etrafta kimse kalmamış. Onlara tüm gücü ile seslense de bir cevap alamamış.Ormanda yürümeye devam etmiş. Karşısına bir kulübe çıkmış. Kapısını çalmış ama kimse cevap vermemiş. Kapıyı itince kapı açılıvermiş.
Anya, içeri girmiş ve pencere kenarındaki sandalyeye oturmuş.
Burada kim yaşıyor acaba? Neden kimse yok? - diye düşünmüş.
Kulübe ise büyük bir ayıya aitmiş. Ormanda yürüyüşe çıktığı için evde yokmuş. Akşam eve döndüğünde ise Anya’yı görmüş ve sevinmiş.
-Lütfen gitme! - demiş ayı - Burada kal. Her gün sobamı yakar ve bana yemek pişirirsin. Kaçarsan nasıl olsa seni yakalarım.
Anya, çok ağlamış ve yalvarmış ama ayı bir türlü gitmesine izin vermemiş. Böylece Anya ayının yanında yaşamaya başlamış. Büyük ayı bütün gün ormandaymış, Anya ise evde tek başına evde oturuyormuş. Ayının kulübesinden nasıl kurtulabileceğini düşünüyormuş.
Bir gün ayı ormana giderken:
-Lütfen köye gitmeme izin ver - demiş - babaanneme ve dedeme pişirdiğim kekten ve kurabiyelerden götüreyim.
-Sen ormanda kaybolursun - demiş ayı - bırak onlara ben götüreyim.
Anya da bunu bekliyormuş zaten. Pişirdiklerini büyük bir sepete koymuş ve ayıya dönerek:
-Her şeyi bu sepete koydum. Ama bana yol boyunca sepetin içine bakmayacağına ve içindekileri yemeyeceğine söz ver. Ben sana yenilerini pişiririm.Yüksek bir ağaca tırmanıp arkandan bakarım.Unutma!
-Tamam - demiş ayı - sepeti bana ver.
-Yağmur mu yağacak acaba? Dışarıya çıkıp kontrol etsene - demiş kız.
Ayı dışarı çıkar çıkmaz da kız büyük sepete girmiş ve tüm hazırladıklarını üzerine koymuş.
Ayı döndüğünde sepeti hazır görünce sırtına almış ve köye doğru yola koyulmuş.Uzun süre yürümüş. Bir sürü yokuş çıkmış, çam ağaçlarını geçmiş sonra da akçaağaçları….Çok yorulmuş ve dinlenmek için bir kütüğe oturmuş.
-Buraya oturup bir kurabiye yiyeyim. Sonra yoluma devam ederim - demiş.ayı.
Anya ise sepetten:
-Görüyorum, görüyorum. Kurabiyeleri yeme. Onları köye götür - demiş.
-Ne kadar uzağı görebiliyor - diye şaşırmış ayı ve yoluna devam etmiş.
Belli bir süre sonra ayı :
-Çok yoruldum, oturup bir kurabiye yiyeceğim ve dinleneceğim - demiş.
Sepetteki Anya ise:
-Sakın oturma ve kurabiyeleri yeme. Seni görüyorum - demiş.
Ayı yine şaşırmış:
-Akıllılık edip en yüksek ağaca tırmanmış herhalde. Oradan da her şeyi görüyor.
Yoluna devam etmiş ve köye gelmiş. Anya’nın oturduğu eve gitmiş ve kapıya vurmuş:
-Açın, ben size Anya’dan kek ve kurabiye getirdim.
Bahçedeki köpekler ayının kokusunu almışlar ve havlamaya başlamışlar. Kısa bir sürede köyün tüm köpekleri ayının üzerine saldırmışlar. Ayı korkmuş ve sepeti bırakıp ormana kaçmış.
Anya’nın babaannesi ve dedesi sesleri duyup dışarı çıkmışlar. Bahçede duran sepeti görmüşler.
-Sepette ne var acaba - demiş babaanne.
Dedesi sepeti açmış ve gözlerine inanamamış. İçerde sapa sağlam Anya duruyormuş.
Yaşlı insanlar çok sevinmiş. Torunlarını kucaklayıp sarılmışlar. Anya ise artık onların sözlerini dinleyeceğine ve ormanda kaybolmayacağına söz vermiş.